Kamu Sektörü ile Özel Sektör Anlaşmazlık İçindeyken Tacirler Kazanıyor. Mağdurları korumak için işbirliği yapalım.

Posted: 
07/30/2018

William Lacy Swing, IOM Genel Müdürü

Kaliforniya'daki bahçıvandan Singapur'daki bankacıya, dünyanın işgücü hiç bu kadar devingen olmamıştı. İster Roma'daki bulaşıkçı olsun isterse Londra'daki tasarımcı, insanların isteklerinin ilerlemekte olduğunu kabul ediyoruz; çalışma izni olan veya olmayan nitelikli veya niteliksiz herkes, aynı amaca ulaşmaya çalışmaktadır: sahip olunan kabiliyetlerin, karşılığını en iyi şekilde veren piyasada ortaya koyulması.

Basit ekonomi, daha iyi bir yaşam hayaliyle başlayan yolculuklara zemin hazırlar ve güvenli ve sistemli bir şekilde gerçekleştirilmesi durumunda hem menşe ülke hem de varış ülkesi için muazzam düzeyde kolektif fayda sağlar.

Ancak Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Gününü anarken; ne yazık ki evlerinden uzakta daha iyi istihdam imkânları elde etmeye çalışırken, göçmenlerin, çoğunlukla orantısız düzeyde sömürü ve istismar riskiyle karşı karşıya kaldıklarını anımsıyoruz.

Her yıl ülke sınırları içinde veya sınırlar arasında milyonlarca göçmen kaçakçılığı yapılmaktadır ve tuzağa düşürülen göçmenler zorla çalıştırılmaktadır. Bazı durumlarda, şiddet, tehdit veya psikolojik manipülasyona maruz bırakılan erkekler ve kadınlar çalışmaya zorlanmaktadır. Bazen adil olmayan istihdam süreçleri veya şartları nedeniyle borçlu duruma düşürülmektedirler ve borca giren ailelerinin ve toplulukların ağır baskıları nedeniyle iş aramaya başlamaktadırlar.

Tehlikeli koşullarda çalışmak, önemsiz ücretleri kabul etmek, hem çalışma saatleri sırasında hem de çalışma saatleri dışında gizli kesintiler ve makul olmayan kısıtlamalarla karşılaşmak gibi diğer sömürü şekilleri nispeten daha iyidir. Bu istismarlar da göçmenlere zarar vermekte ve göçmenlerin haklarını ihlal etmektedir.

Bu tür istismarlar, sektörün tedarik zinciri boyunca meydana gelebilir ve alt yüklenici katmanları arasında kolaylıkla gizlenebilir. Tüketici olarak daima düşük maliyetli ürün ve daha ucuz hizmetler almaya çalışırken, istediğimiz ürünleri üreten ve ihtiyaç duyduğumuz hizmetleri sunan işçileri düşünmekle yükümlüyüz.

Günümüzde her ülkede ve her ekonomik sektörde insan ticareti yapılmaktadır. İster kahve sektöründe isterse giyim veya inşaat sektöründe, hiçbir işyeri veya topluluğun insan ticaretinden muaf olmadığı bir gerçektir.

İnsan ticareti o kadar yaygındır ki yalnızca herkes el ele verirse bu sorun çözülebilir. Özellikle tüketiciler hükümetlerine, yerel iş camiasına katılmalı ve insana yakışır iş standartlarının karşılanmasını talep etmek için birlikte çalışmalar yürütmelidir. Tedarik zincirlerinin insan ticaretinden ve diğer sömürü türlerinden arınması amacımızda hepimiz ısrarcı olmalıyız.

Hâlihazırda değişim sinyallerini görmekteyiz.  Tedarik zincirlerinde gerekli adımları atan şirketler ile daha büyük iş sorumluluğu için yeni politikalar ve düzenleyici mekanizmalar geliştiren hükümetlerin sayısı artmaktadır. Göçmen haklarının savunulmasında ve göçmenlerin ihtiyaç duydukları koruma ve destek hizmetlerine erişimlerinin sağlanmasında sivil toplum önemli rol oynamaktadır.

Güneydoğu Asya'da balıkçılık alanında işçilerin yaygın bir şekilde sömürüldüğünden dünyanın 2015 yılında haberdar olması, dünyaca bilinen bir örnektir. Yüzlerce işçi, sanal köle olarak çalıştırılmıştır. Genellikle hükümetler, birçok işçinin göz ardı etmeyi öğrendiği koruma normlarını icra edecek imkânlara sahip değildir.

Bu durum, değişmeye başlamıştır. Tedarik zincirinin istismar edilmesinin olumsuz etkisinin farkında olan tüketiciler ve büyük perakendeciler, günümüzde daha şeffaf olunmasını talep etmektedir. Ayrıca, deniz mahsulleri pazarlayan çok uluslu tüccarların hesapverebilirlik düzeyinin artmasını gerektiren yeni yasalar çıkartan hükümetler de aynı talepte bulunmaktadır.

Bu olumlu gelişmeler umut vadederken, yapılması gereken daha çok şey vardır. Bugün, tedarik zinciri katılımında bir sonraki sınır olarak gördüğüm önemli bir güçlüğe odaklanacağım: haksızlığa uğramış olan göçmenlerin hak ettiği yasal çözüme ve adalete kavuşmasını sağlamak için özel sektörün harekete geçirilmesi.

Gösterdikleri özeni artırmak dışında; şirketler, çalışanlarına verilen zarar için sorumluluğu üstelenebilir ve üstlenmelidir ve insan ticareti mağdurlarını kurtarırken mağdurlara yardımcı olmak için mümkün olan tüm adımların atılmasını sağlayabilir ve sağlamalıdır; hükümetler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve bizzat mağdurlar ile yakın çalışmalar yürüterek bunu gerçekleştirebilirler. İnsan ticareti sorununu ele almada ve ticareti yapılan mağdurları korumada başlıca sorumluluğu devletler almaktadır. Özel sektör ile insan ticareti mağdurlarına yardımcı olunması için kamu sektörün sarf ettiği çabalar arasında daha güçlü bağlar kurarak, parçalanan hayatları yeniden inşa etmek için birlikte çalışmalar yürütebiliriz.

Bu yılın başında BM Göç Örgütü IOM, şirketlerin bu sorunu ele alması için bir dizi pratik rehber yayınlamıştır. Birleşmiş Milletler'in "Koruma, Saygı Gösterme ve Telafi Etme" Çerçevesi doğrultusunda, IOM'un İyileştirme Rehberi, yerel devlet aktörleri ve devlet dışı aktörler ile işbirliği içinde, işletmelerin istismar mağdurlarına iyileştirme imkânı sunabileceği birçok kanun yolunu tanımlamaktadır.

Tıbbi ve psikososyal bakım hizmetleri gibi mağdur hizmetlerine ve destek sistemlerine erişimin kolaylaştırılması; mağdurların yeni iş ortamlarına tayin edilmesi; menşe ülkelerine gönüllü geri dönüş imkânı sunulması; iyileşme, rehabilitasyon ve mümkün olduğu durumlarda yeniden entegrasyon için destek sağlanması bu yollar arasında yer almaktadır. Ayrıca işletmeler, geribildirim döngülerini oluşturduklarından emin olmalıdır. Bu şekilde raporlama mekanizmalarını ve muhbirler için sağlanan korumayı iyileştirebilirler ve daha fazla zarar görülmesinin önüne geçebilirler.

Tedarik zincirlerinde karşılaştıkları riskleri ele almak için bir araya gelen şirketlerin sayısı artmaktadır; ancak insan ticareti mağdurları için sağlanan iyileştirmeler, özel sektör için yeni bir çalışma alanı olmaya devam etmektedir. Bu nedenle, insan ticareti mağdurlarına sağlanan desteğin çalışma alanımızda kilit unsur olmasını sağlamak için daha fazla gayret sarf etmeliyiz.

Kapsamı Genişletilen Mineral Tedarik Zincirlerinde İnsan Ticareti Mağdurları İçin IOM İyileştirme Rehberi'ne buradan erişilebilir.