Göç ve Sınır Yönetimi

Göç Yönetimi

2.600 kilometreyi (1.615 mil) aşan kara sınırı ve 7.200 kilometreye (4.500 mil) ulaşan kıyı şeridi ile Türkiye, karmaşık ve çok yönlü sınır yönetimi güçlüklerini aşabilmek için  IOM’nin desteğine her gün daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Türkiye’nin Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan benzersiz coğrafi konumu, hem varış ülkesi hem de göçmenlerin ve mültecilerin Avrupa’ya ulaşmasını sağlayan transit ülke olarak rolünün artmasına neden olmuştur.   Suriye, İran, Irak, Bulgaristan ve Yunanistan ile sınır komşusu olan Türkiye’nin  karada 30’dan fazla sınır geçiş noktası bulunmaktadır. 

İnsanların ve eşyaların hareketliliğinin artmasıyla birlikte, ülkeler açık ama aynı zamanda güvenli ve kontrollü sınırlar arasında doğru dengeyi kurma güçlüğü konusunu ele almalıdır. Bu güçlükle baş edebilmek amacıyla ortaya konulan “Entegre Sınır Yönetimi” kavramı IOM Türkiye’nin Göç ve Sınır Yönetimi Stratejisi’nin temelini teşkil eder. “Entegre Sınır Yönetimi” Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa’nın kilit sınır yönetimi stratejisi olarak geliştirilmiştir. Tüm yetkili makamların etkili ve etkin şekilde beraber çalışmasını gerektirir. Entegre Sınır Yönetimi üç farklı işbirliği ve koordinasyon düzeyinde düşünülür: kurum  içi işbirliği, kurumlar arası işbirliği ve uluslararası işbirliği.

Bölgesel işbirliği etkili sınır yönetimi için kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda, IOM Türkiye ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde Türk, Yunan ve Bulgar sınır yetkililerinin kapasitelerini ve aralarındaki işbirliğini artırmak için sınır ötesi programları kolaylaştırmaktadır. Ortak eğitimlerin, çalıştayların ve çalışma ziyaretlerinin amacı aşağıdaki gerçekleştirecek bölgesel kapasite unsurlarının inşa edilmesidir: 

  •  Sınır ötesi işbirliğinin iyileştirilmesi, 
  •  Geri dönüş ve geri kabul uygulamaları, 
  •  Düzensiz göçle mücadeleye yönelik soruşturma teknikleri ve metodolojileri, 
  •  İnsan ticareti ve 
  •  Sahte seyahat belgelerinin tespiti.  

Bu kapasite oluşturma etkinlikleri, ortak risk analizi, çalıntı araçların tespiti, ortak ve koordineli devriye ve ortak temas merkezi hakkındaki unsurları da içermektedir. 

2005’ten beri IOM Türkiye’nin Sınır Yönetimi Ekibi, yerel sınır yönetimi makamlarıyla beraber çalışarak teknik tecrübeleri, altyapı ve Türk sınır makamları arasındaki işbirliğini güçlendirmeye çalışmaktadır. IOM Türkiye’nin sınır yönetimi projeleri, sınır yönetimi politikalarını ve yapılarını güçlendirmek amacıyla Türk Hükümeti’ne destek olacak yasal, kurumsal ve idari yapılarını ve kapasitelerini uluslararası en iyi uygulamalar ile aynı doğrultuda geliştirmeyi hedeflemektedir. 

IOM Türkiye, göçün ve sınır yönetimi yapılarının daha etkin ve daha etkili yönetilebilmesi, göç yönetimi çerçevelerinin sorunsuz uygulanabilmesi ve ilgili kurumların kapasite gelişiminin desteklenmesi  için Türk ortaklarıyla yakın işbirliği içinde çalışmaktadır. 

Sınır yönetiminde söz sahibi olan ulusal kurumlar – polis ve gümrük teşkilatları, sahil güvenlik, kara kuvvetleri ve jandarma – giriş ve çıkış noktalarında kişiler ve eşyalarla ilgili işlemlerden, sınır gözetiminden ve sınırdan düzensiz geçiş yapmaya çalışan kişi ve beraberindeki eşyaların tespiti ve düzenlenmesinden sorumludur. IOM Türkiye, ulusal sınır makamlarının göçü ve sınır yönetimi yapılarını daha etkili ve daha etkin yönetebilmesine yönelik bölgesel bir yaklaşımı kolaylaştırmaktadır. 

IOM Türkiye, ilgili devlet kurumları ve uluslararası kuruluşlar ile ortaklıklar kurarak gereksinimleri ve öncelikleri belirlemeye, işbirliğini artırmaya ve hem insani sınır yönetimi hem de sınır aşan suçlarla mücadeleye yönelik kapasiteyi oluşturmaya çalışmaktadır. 

Kapsamlı ve iyi işleyen sınır yapıları güvenliği güçlendirir ve hem insanlar hem de beraberindeki eşyalar için yasal sınır geçişlerini öne çıkarır. Bu nedenle, her iki yönü birbiri ile çelişmemeli; birbirini tamamlamalıdır.  

Mevcut Göç ve Sınır Yönetimi öncelikleri şöyledir: 

  •  Türkiye’nin sınır ve göç yönetimi yapılarını ve usullerini güçlendirme konusunda desteklenmesi;
  •  Türkiye’nin düzensiz göç ve insan ticareti ile göçmen kaçakçılığı gibi diğer sınır aşan suçları azaltmasının desteklenmesi; 
  •  Türkiye’nin düzenli göçü kolaylaştırma ve göçmenlerin haklarının korunmasını güçlendirme çabalarının desteklenmesi;
  •  İnsani sınır yönetimi alanında kapasite oluşturulması;
  •  Uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi ve ortak uluslararası normlar hedefine doğru bölgesel bağlamlarda ulusal politikaların ve uygulamaların desteklenmesi.